Şişmanlık - Zayıflık

Niçin Şişmanlıyoruz?
Şişmanlamanın başlıca sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:
1.   Şişman insanların damak zevklerinin daha gelişmiş olduğunu bili­yoruz.
2.   Yemek yemeye karşı duyarlılıkları fazla olup uyarılmaları da fazladır.
3.   Doyma merkezinin has şasiye tinde ki farklılıktan dolayı doyma algılamasının gecikmesi bir başka sebep.
4.   Genetik olarak aileden gelen şişman­lıkla ilgili genetik faktörleri göz ardı edemeyiz.
5.   Metabolik yapı şişmanlamaya müsait ise niçin şişmanladığımızı bazen anla­makta güçlük çekebiliriz.
6.   Hormonal yapımızdaki değişiklikler hücrelerimizin yaptığı ya da dı­şardan aldığımız çeşitli hormonlar bizi farkında olmadan şişmanlatır.
7.   Yemek işi ile fazla meşguliyet bir başka sebeptir.
8.   Beslenme alışkanlığında yapılan yanlışlıklarda ısrar etme.
9.   Yaşama tarzı ve özellikle az hareketli hayat önemli bir sebeptir.
10.  Stres, çağımızda en önemli şişmanlama sebebi olarak düşünülmektedir. İ1. Sinir sisteminden kaynaklanan çeşitli hastalıklarda hem hastalığın
etkisi ile hem de alman ilaçlardan dolayı şişmanlamak mümkün.
12.  Sık diyet değiştirme, uzun süre aç kalma veya şişmanlığı engelleyici bazı ilaçlar kullanma sonucu vücut dengesi ve düzenin bozulması
13.  Refah düzeyindeki artışa bağlı alman gıdaların zenginleşmesi.
14.  Teknolojinin ürettiği tadı hoş rafine gıdalarla beslenme tarzı. Mo­dern beslenme olarak bilinen bu besinlerde zararlı yağ, şeker ve un­dan zengindir.
15.  Alkol, kolalı içecekler, fastfood beslenme...
Fazla Kiloların Nedenleri
*     Genetik Yapı: Genetik yapıya bağlı yani irsi olan kilo fazlalığı, kişi­nin elinde olmadan oluşur. Ama bu oluşumda egzersiz ve bilinçli beslenmeyle kontrol altına alınabilir.
*     Hormonlar: Hormon dengesi özellikle kadınlarda çok önemlidir. Fazla kilolar hormon dengesindeki değişimden yada bozukluktan kaynaklanıyor olabilir. Hormon testi yaptırmak böyle bir problemin olup olmadığını ortaya çıkartacaktır.
*     Beslenme Bozukluğu: Dengesiz ve aşırı yemek, yağ kitlesinin artma­sına yani kilo almanıza sebep olacaktır. Bu problem, beslenme alış­kanlıklarınızı değiştirip sağlıklı hale soktuğunuzda ve bunu egzersiz programlarıyla desteklediğinizde yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.
*     Hareketsizlik: Alman kalori harcanan kaloriden daha fazla olduğunda doğal olarak harcanamayan kalori karaciğerde ve deri altın
da yağ olarak depolanacaktır. Egzersizle fazla kalorilerinizi yakabilir ve fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
*     Stres: Kişilerin kendilerini baskı ve gerilim altında hissettiğinde sıkça yaptıkları en olumsuz davranış abur cubur yemek ve ihtiyaç­tan fazla gıda almaktır. Stres, hem kilo almada hem de kilo kaybın­da rol oynar.
*     ilaçlar ve depresyon: Bazı İlaçların kullanımı kilo almaya sebep olur. Hormonal ilaçlar, kortizon, doğum kontrol hapları, bazı depres­yon ilaçları ve ağrı kesiciler...
Şişmanlamak Niçin Günümüzde Önemli Bir Sağlık Sorunu?
1.   Şeker hastalığının son yüzyılda on katına çıkmasının sebebi şişmanlık.
2.   Tansiyon yüksekliği ve damar sertliğinin altında sıklıkla şişmanlık yatmakta.
3.   Safra kesesi hastalığı ve safra kesesi taşı şişmanlarda daha fazla.
4.   Bazı kanser türleri şişmanlan seviyor. Prostat kanseri veya meme kanseri gibi...
5.   Kemik erimesi ve kireçlenmeye davetiye çıkarıyor.
6.   Uyku düzensizliği ve sinir zayıflamasına zemin hazırlıyor.
7.   Depresyon, kaygı, sıkıntı gibi hastalıklara yatkınlık.
8.   Fizik olarak olumsuz görüntü kendine güveni azaltıyor.
9.   Psikolojik olarak kompleksler geliştirme daha kolay hale geliyor.
10.  Devamlı sırtta taşman fazla yükten dolayı çabuk yorulma ve yıpranma
11.  Karaciğer yağlanması ve yorgunluk enerji azlığı gibi sonuçlar kişiyi korkutuyor.
12.  Adet düzensizliği yapabiliyor.
13. Kalp ve damar hastalıklarına davetiye çıkarıyor.
14.  Solunum sistemi hastalıklarına yatkın hale gelebiliyor.
15.  Normal yaşam süresini kısaltabiliyor.
16.  Ev ve iş kazaları şişmanlıkla orantılı olarak artıyor.
Şişmanlıkla Nasıl Mücadele Edebiliriz?
Öncelikli olarak zihnimizde oluşturacağımız pozitif ve olumlu düşün­celerle zayıflayabileceğimize inanmamız gerekiyor. Başaramama korkusu şişmanlıkta önemli bir sebep olarak kabul görmektedir.
Son yıllarda çok merkezli yapılan çalışmaların sonucundan ortaya çı­kan gerçek şu: Olumlu düşünme gücü; İnsanın karşılaşabileceği sınırsız zorluklarla mücadelede en önemli destek ve yardımcısı. Bu desteği arka­sına alan kişiler sadece şişmanlıkla mücadelede değil aynı zamanda çağı­nızın tedavisi zor birçok hastalığı ile mücadelede de Önemli avantajlar side edebiliyorlar. Bu önemli gerçek bize şunu tekrar hatırlatıyor: Zayıf­lamaya karar verirken önce kendini inandırmalıdır. Düşüncende bunu yaşardıktan sonra gerisi kolay.
Olumlu pozitif düşünce ve kendini inandırma başarılı olma gibi soyut kavramlar beynimizde bir çok hormon salgılanmasına sebep olmakta. Seratonin dopamin bu hormonlardan önemli olanları. Bu hormonlar beynimizdeki açlık merkezinde yaptıkları değişimler ve düzenlemelerle acık­ma hissini baskılamak ta. Acıkma hissi baskılanan insan zaten ciddi re­jimler yapmadan da zayıflamaya başlayacaktır.
Düşünce gücüyle zayıflama diye isimlendirebileceğimiz bu kavram bi­zi çok geçmeden zaten başarılı kılacaktır. Bu gücü canlı tutacak Önemli şeyler neler olabilir? En önemlisi hayal gücümüzdür. Hayallerle yaşamayı tasvip etmem. Ancak hayalimizdeki insan olmak ideali ile işe başlamalı­yız. Fiziki ve ruhsal güzellikleri önce hayallerimizde kendimize yakıştır­dıktan sonra gerisinin kendi kendine geldiğini göreceksiniz. Arzulanan beden tipinin hayali gibi...
Olumlu düşünceler, hayaller, arzulanan ideal kimlik ve hedefe odak­lanma dörtlüsünün sonucu bizi mükemmele ulaştırır. Bu mükemmel bazılarımız için ideal kilo olurken bazılarımız İçin sağlık ve zindeliktir. Has­talıklardan korunmada bağışıklık sisteminin Önemini bilmeyen yoktur. Bağışıklık sisteminin en Önemli destekçisi ise yukarda belirttiğim dörtlü kavramdır. Bu açıdan baktığımızda "Akupunktur tedavisinin şişmanlıkta yaran nedir?" sorusuna vereceğimiz cevap: Akupunkturu tüm alışkanlık tedavilerinde kullanıldığı gibi yeme alışkanlığında da denemek mümkün. Bu tedavi ile yeme dürtüsü zayıflatılabilir. İştah azaltılabilir. Yemeklere saldırma onlarla savaşıyor gibi yeme yanlışlarına son verilebilir.
İştah dengelenir ve düzenlenir. Mide asit salgısı dengelendiği için ye­meklere saldırma dürtüsü azaltılır. Mide kazınması giderilir. Mide yanma­sı son bulur.
Alman gıdalardaki azalmadan dolayı gelişebilecek halsizlik azaltılır. Metabolizma hızı dengelenir. Bu denge sayesinde alman gıdalar pek fazla azalmasa da kilo alma durur. Akupunkturun etkisi ile salgılanan mutluluk hormonu sayesinde diyet yapan İnsanlarda sık görülen sıkıntı, huzursuzluk, gerginlik, halsizlik gibi şikâyetlere pek rastlanmaz. Tedavi sırasında salgılanan endorfinler sayesinde insan daha zinde ve dinç gö­ründüğü için kendini iyi hisseder. Kendine güven artmasının tüm olum­lu sonuçlarını iliklerine kadar hisseder. Bu olumlu denge hem hastalıkla­ra karşı direnci artırır hem de moral değerlerini yükseltir.
Sağlıklı bir diyet programı ile akupunkturla zayıflayan İnsan diğer za­yıflama programlarında sık karşılaşılan çeşitli olumsuzluklarla pek karşı­laşmaz. Akupunktur tedavisinin meydana getirdiği rahatlık sakinlik ve huzurlu ruh hali sadece zayıflama değil aynı zamanda bir çok ruhsal psi­kolojik olumsuzluklarında ortadan kalkmasına sebep olur.
Bu sağlıklı zeminde onlarca kilo vermek içten bile değil. Yeter ki mucize beklenmesin. Tedavi belli bir ciddiyet içerisinde karşılıklı uyum ve gayretle devam ederse bu söylenenlerin gerçekleştiğini göreceksiniz.
Zayıflamak İçin 40 Kural
1. Kilo verme konusunda gerçekleşmesi imkânsız olan hedefleriniz olmasın. Kendinizi belirli bir kiloya ulaşmak zorunda hissetmeyin, iki kilo fazlalığın önemli olmadığını kabullenin.
2. Zayıf olan her kadın ve erkek ideal görüntüde olmayabilir. Diğer uygulamaktaki amacınız iyi görünmekse bunun sadece kilo vermekle bağlantılı olmadığının farkında olun.
3. Diyet yaptığınızda vücudunuzun genel şeklinin değişeceğini sanmayın. Kilo verdiğiniz zaman vücudunuz sadece daha İnce görünce Kilo vermek genel kalıbınızı belli bir ölçüde küçültebilir ama tamamen sizi formda göster meye bilir. Formda olmak için ancak kondüsyon hareketleri ile kaslarınızı geliştirmeniz gerekir.
4.. Aldığınız kalorilerin miktarını ya­vaş yavaş azaltın. Yiyeceklerinizin az yağlı olmasına özen gösterin. Mönünüzden sebze ve meyveyi eksik etmeyin.
5. Amacınız kısa sürede çok fazla ki­lo vermek olmasın. Bu sebeple yaz mevsimine ince girmek istiyorsa­nız ya da özel bir günde daha ince gözükmek istiyorsanız kilo verme­ye aylar önceden başlamalısınız. Tek gıda diyetleri, iradenize, beslenmenize ve vücudunuza zarar
Verir. Günde 1200–1500 kalori alacak şekilde beslenin ve sürekli hareket edin, spor yapın. 6. Diyet sırasında verdiğiniz kiloları geri almamak için sağlıklı beslen­meyi alışkanlık haline getirin. Sebze ve meyvenin porsiyonlarını ar­tırırken beyaz şeker, beyaz unlu gıdalar ve katı yağlarla birlikte tu­zu azaltın.
7. Kalori hesaplama işinizi göz kararı yapmayın. Hatta kalori hesabı da yapmayın. Çünkü insan bünyesi bir kalorifer kazanı değildir. Bün­yeye göre aldığı, harcadığı ve depo ettiği enerji değişmektedir. Bu gerçekten dolayı "Su içsem yarıyor" diyen insanlar yanında "Ne ye­sem kilo alamıyorum" diyen insanları sıklıkla görüyoruz.
S. Egzersizlerinizi aksatmayın. En büyük kâbusunuz egzersiz yapmaksa ve bunu yaparken canınız sıkılıyorsa sevdiğiniz hareketleri yapın. Bunun için haftada üç kez sevdiğiniz bir yakınınızla bu eylemleri ya­şam tarzı haline getirmeye çalışın.
9.   Her gün tartılmayı alışkanlık haline getirmeyin. Haftada bir gün, (günün aynı saatinde ve aynı kıyafetlerle) tartılmanız gerekir.
10.  Her gün yediklerinizi not edin. Uyguladığınız diyetten memnun kalmadıysanız notlarınıza bakarak nerede hata yaptığınızı anlama­ya çalışın. Bu bilgiler bir sonraki egzersizlerinize ışık tutacaktır.
Sağlıklı Kilo Verme
Dengesiz ve bilinçsiz yemek yeme alışkanlık haline getirilirse şişman­lık ve diğer sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. İdeal kiloya ulaşmak için ise çoğunlukla gazete ve dergilerde okuduğunuz mucize(?) Diyetlerden medet umar, kısa sürede sonuç almayı hayâl edersiniz.
Kısacası dengesiz ve bilinçsiz beslenmeniz sizi diyet sektörünün sömürüsüne iter. Oysa ki yapmanız gereken şey diyet değil, beslenme alışkan­lık Lirinizi ve tercihlerinizi değiştirmek yada düzenlemektir. Ayrıca egzersiz yapmayı da ihmal etmemelisiniz. Sağlıklı ideal bir kilo sizi yüksek tansiyondan, kolesterol yüksekliğinden, hatta kalp krizi, ve felç hastalığından koruyacaktır.
Sağlıklı Kilo Verme Yolları
*     Şeker ve şeker ürünlerine dikkat: Çay ve kahve sayısını azaltın, bunlar için kullandığınız şeker oranını başlangıçta yan yarıya azal­tın. Bir müddet sonra ise bu miktarı da yarı yarıya azaltın. Bir süre sonra şeker kullanma ihtiyacı hissetmez olursunuz.
*     Yemekler: Yemeklerinizde sıvı yağları az miktarlarda kullanın, katı yağları ise kesinlikle kullanmayın. Sıvı yağ kullanıyorsanız bunun miktarını da yan yarıya düşürün. Mümkünse saf zeytin yağı doğru bir seçimdir.
*     Dışarıda yemek: Ev dışında yemek yememeye gayret edin. Çünkü bu yemeklerde kullanılan yağın cinsini, kalitesini ve miktarım bil­mediğiniz için kontrolünüzün dışında fazla yağ almış olursunuz. Dı­şarıda yapılan yemeklere tatlandırmak için çeşitli işlenmiş gıdalar­da katılabilmektedir. Öğlen yemeğinizi evinizde hazırlayabilirsiniz.
*     İkramlar: Misafirliklerde, ziyaretlerde yapılan ikramlar sizin için so­run olacaksa kibarca reddedin. Yada sınırlı yemeye gayret edin. Iş yemeklerinde vs. az yağlı, sebze ağırlıklı yiyecekleri tercih edin.
*     Su inmek: Gün içinde aşırıya kaçmadan su için. Spor ve egzersiz sı­rasında ise sarf edeceğiniz efora göre su için.
*     Disiplin: Beslenme alışkanlığınızı değiştirme isteğinizi sabırla ve ıs­rarla devam ettirmelisiniz. Bir süre sonra yeni ve sağlıklı bir beslen­me tarzına sahip olacak ve hep ideal kilonuzda kalacaksınız. Yeme disiplini farkında olmadan sizi sağlıklı hedeflere ulaştıracaktır. Di­siplin sisi nefsi istek ve arzularınıza karşı da ayrıca koruyacaktır.
*     Kendinize hareket etme fırsatı verin: Evinizde veya iş yerinizde teknolojiyi değil, fırsat buldukça kendi bedeninizi kullanın. Atala­rımız "Nerede hareket orda bereket" derler.
Kalsiyum Zayıflatır
Yapılan araştırmalara göre kadınlar için son derece önemli olan kalsi­yum, sayısız yararlarının yanı sıra zayıflatıyor da. Dişleri güçlendiriyor, sırt ve romatizma ağrılarını Önlüyor, sinir ve kas sistemi işlevini kolaylaştırı­yor ve en önemlisi 50 yaş sonrası kadınlar İçin ciddi bir tehlike teşkil e-den osteoporozu engelliyor. Süt, sütlü ürünler, yoğurt, peynir, yeşil yap­raklı sebzeler ve kuru baklagillerde bol miktarda bulunan kalsiyumun günlük İdeal dozu yetişkin kadınlar için 800 mg. Hamile ya da menopoz dönemindeki kadınlar günde 1200 mg kalsiyum almalı. Bunun için her gün 2 su bardağı süt içmek yeterli. Ayrıca her gün 1 fincan açık çay iç­meyi alışkanlık haline getirmek de yararlı.
Çayın içeriğindeki isoflavonoid adlı madde, kalsiyum alımını kolay­laştırarak kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Özellikle 60 yaş üzeri kadın­ların günde l fincan açık çay içmesi son derece yararlı. Ancak, kalsiyum eksikliği söz konusu İse bu mineralin organizma tarafından özümsenmesini engelleyen kahve, çay, kepekli gıdalar ve tuz konusunda aşırıya kaç­mamakta yarar var.
Kaç Kaloriye İhtiyacınız Var?
Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen üç temel faktör vardır: Mazal metabolizma hızımız, aktivite ile yaktığımız enerji ve yiyeceklerin termik enerjisi.
1. Bazal Metabolizma Hızı: Kesin istirahat koşullarında bulunan, fi­ziksel ve ruhsal olarak bütünüyle rahatlamış ve yaklaşık 12 saattir aç olan bir insanın yalnızca nefes alma, kalp atışı, kan dolaşımı, vücut sıcak­lığının belirli bir düzeyde tutulması gibi hayati fonksiyonlarını yerine geçebilmesi için gereksinim duyduğu enerji miktarıdır. Bazal metabolizma hızını etkileyen çeşitli faktörler vardır:
Gençlerde bazal metabolizma hızı yüksek, yaşlılarda ise daha dü­şüktür.
*     Uzun, ince yapılı kişilerde bazal metabolizma hızı daha yüksektir.
*     Çocuklar ve hamilelerde bazal metabolizma hızı yüksektir.
*     Yağsız dokulara sahip kişilerde bazal metabolizma hızı yüksek, yağlı vücutlarda ise daha düşüktür.
*     Ateşli hastalıklar bazal metabolizma hızını artırır.
*     Stres hormonları bazal metabolizma hızını artırır.
*     Dış ortamın sıcak veya soğuk olması bazal metabolizma hızını artı­rır.
*     Oruç veya şiddetli açlık durumunda bazal metabolizma hızı azalır.
*     Tiroid bezinin ürettiği tiroksin hormonu bazal metabolizma hızının ayarlanmasında anahtat rolü oynamak tadır. Tiroksin üretiminin artması durumunda bazal metabolizma hızı da artmaktadır.
Bazal metabolizma için harcanan enerji vücut enerjisinin yaklaşık % 60-70'inİ oluşturur. Bu sebeple alınacak kalorinin hesaplanabilmesî için bazal metabolizma hızının hesaplanması Önem taşımaktadır.
Bazal metabolizma hızınızı hesaplayabilmeniz için Harris-Benedict Denklemi:
Erkekler: 66+ (13.7 x Kilogram olarak ağırlık) + (5x santimetre ola­rak boy )x(6.8 x yaş)
Kadınlar: 655+ (9.6 x Kilogram olarak ağırlık)+ (1.7 x santimetre olarak boy)x(4-7 x yaş)
2.  Fiziksel Aktivite ile Tüketilen Enerji: Vücudumuzun harcadığı enerjiyi belirleyen ikinci temel faktör fiziksel aktivite ile tüketilen enerji­dir. Toplam yakılan enerjinin % 20-30'unu oluşturur. Günlük aktivitelerinizi ve harcadığınız kalorileri toplayarak elde edeceğiniz sonuç en gü­venilir sonuç olacaktır.
3. Yiyeceklerin Termik Etkisi: Toplam harcanılan kalorimizin yaklaşık olarak %10'u yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi esnasında harcadığımız enerjidir. Yiyeceklerin termik etkisi toplam harcanan kalori x %10 formülü ile hesaplanır.
Günlük toplam harcadığınız enerjiyi bulmanın en emin yolu yukarı­daki 3 faktörde elde ettiğiniz enerjilerin toplamının bulunmasıdır. Ancak basit bir şekilde günlük harcadığınız enerjiyi bulmak isterseniz, Bazal me­tabolizma hızınızı hesapladıktan sonra;
Hareketsiz yaşam için: (Normal günlük aktivite) 1.40 veya 1.50 x Bazal Metabolizma Hızı
Haftada 3–4 kez ılımlı egzersiz yapanlar için: 1.55 veya 1,65 x Ba­zal Metabolizma Hızı
Haftada 4 kereden fazla egzersiz yapan çok aktif kişiler için: 1.65 veya 1.75 x Bazal Metabolizma Hızı
Haftada 6-7 kez 1 saatten fazla egzersiz yapanlar için: 1.75 veya 2 x Bazal Metabolizma Hızı" formüllerini kullanarak günlük olarak yaktığı­nız kaloriyi hesaplayabilirsiniz.
Artık bir günde yaktığınız kalori miktarını öğrendiniz. Bundan sonra harcadığıma kaloriden daha az kalori alarak (örneğin günlük 500 kalori daha az) zayıflayabilir; daha fazla kalori alarak şişmanlayabilir veya har­cadığınıza eşit kalori alarak kilonuzu koruyabilirsiniz...


Bütün bu formülasyon ve hesaplamalara rağmen bazen evdeki hesap çarşıya uymamakta. Su içse kilo alan insanlar yanında günde 10 Öğün beslendiği halde bir gram kilo almayan insanlara rastladığımız gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz.

KAYNAK : SAĞLIKLI YAŞAM